Tarihte Aşk Hikayeleri

Güzel Sözler
Arzu ile Kamber aşk hikayesi
Birbirlerini kardeş sanarak büyüyen iki gencin asklarini anlatan ve 17 yüzyilda ortaya çiktigi sanilan Türk halk öyküsü Konusu söyledir: Bir kervan, yolda eskiya baskinina ugrar Baskindan yalniz küçük bir erkek çocugu sag olarak kurtulur Bir aile tarafindan evlatlik olarak alinan çocuga Kanber adi verilir Bir süre sonra bu ailenin bir kiz çocugu olur, adini Arzu koyarlar Iki çocuk birbirlerini kardeş sanarak büyürler Bir süre sonra aralarında ilgi veyakınlık başlar Kardeş olmadiklarını ögrenince de evlenmek isterler Arzu"nun annesi bu evlilige karsi çıkar ve kızını zengin bir tüccarla evlendirir Ama adam kisa bir süre sonra ölürArzu ile kanber evlenmek için yeniden uığrasırlarsa da, anne engel olur Asıklar bir rastlantı sonucu birbirlerini bulurlar Kavusmanin heyecaniyla ikisi de bayilir Sürekli olarak kızını izleyen kötü yürekli anne onlari gene ayırmak ister, ama gençlerin çevresi su ile kaplandigindan yanlarina ulasamaz Az sonra iki sevgilinin gögüslerinden birer güvercin çikarak uçar ve böylece ikisi de orada can verirler.

Şeker Ahmet Paşa ile Kaya aşk hikayesi
Padişah 4 Mehmet'in en küçük kızı, güzeller güzeli Kaya, daha gencecik bir kızken Şeker Ahmet Paşa ile evlendirildi Hülyalarının sahibini bekleyen Kaya, karşısında gür sakallı bir ihtiyar görünce çılgına döndü ve tam yedi sene kendisini Paşa'ya teslim etmedi Yedi sene gecikmeyle gelen birleşme Kaya'nın ruhunda fırtınalar koparttı ve kocası Şeker Ahmet Paşa'ya çılgınca aşık oldu Kızı dünyaya geldiği zaman ise aşkı zirveye ulaştı 27 yaşında ikinci çocuğunu doğururken ölmesiyle sona erdi ama bu müthiş aşk yıllarca dilden dile dolaştı

Yavuz Sultan Selim ve Şam Güzel..
Yavuz Sultan Selim,Mısır Kölemenleri (Memluklar) üzerine yürüyerek,Mercidabık zaferini kazanmış,sonrada kışı geçirmek gayesiyle Şam?a (Dimışk)gelmişti.Misafir kaldığı konakta özel hizmetlerine genç ve güzel bir kız bakıyordu.Hususi hayatı düzenli,giyimi basit,her türlü gösterişten uzak ve şiddeti alemleri titreten büyük Cihangir önünde laubalilik ne mümkündür?Fakat gönül ferman dinlemezdi: Genç kız, bu erkek güzeline yürekten aşık oldu;Yavuz?un yatağının kurulduğu duvarın üzerine:
? Aşık olan neylesin??
mısrasını yazdı?Çehre ve beden güzelliği kadar,şiir zevki de olan genç kızın bu gönül seslenişi,Farsça divan sahibi şair hükümdarı duygulandırmıştı.Güldü ve kızın mısrasının altına:
?Derdi ne ise söylesin!?
cevabını verdi.Kız padişahın yatağını toplarken okuduğu bu cevapla bahtiyar ve ümitli duygusunu açıkladı:
? Ya korkarsa neylesin? ?
O çölleri ormanlık yamaçlar gibi aşan ve dünyaya sığmayan koca cihangir,bu gönül selinin önünde,müstesna,heybetinin kapısını araladı,tertemiz duyguya değer verdi:
? Hiç korkmasın söylesin??
Genç kız, padişahın duygusuna cevap vereceği vaadinin sevinci içinde engüzel elbiseleri giydi,gözlerinde dünya mutluluğu,heybetli Hakan?ın odasına girdi.Lakin her tarafı titriyordu. Bütün gücünü topladı,başını kaldırdı,Yavuz?un yüzüne baktı.O anda olan oldu: Bu gözlerdeki muhabbet ve şefkat bile,erişilmez heybet ve merhametin yıldırım tesirini giderememişti,birkaç defa sallandı,sonra yere yıkıldı kaldı: Seven,o masum,tertemiz duygularla atan kalbi durmuştu.
Mısır seferini üç gün tehir eden Yavuz, somaki mermer mezar yaptırdı; ismini bilmediği aşk şehidesinin adı yerine tuğrasını işletti ve tebdil giyerek kabri ziyaret etti.
Yavuz Sultan Selim kendi yazdığı şu beyitinde söylediği gibi :
? Şirler,pençe-i kahrımda olurken lerzan,

Beni bir gözler-i ahuya zebun etti felek?


Yorum Gönder

Özlü Sözler